URANÜS BOĞA BURCUNDA (2019)

FARKIM, FARKINDIR…

Uranüs, Türkiye saatlerine göre 06/03/2019’da 11:27 civarı, Boğa burcunda 7 yıllık seyahatini gerçekleştirmek için geçiş(transit) yaptı. Uranüs 2018’in 15 Mayıs’ında 18:17 civarı tekrar Boğa burcunda hareket etmiş, 08/08/2018’de tekrar Koç burcuna geçiş yapmak üzere geri hareketine(retrograde) başlamış ve 06/11/2018’de Koç burcundaki seyrini tamamlamak için  geçiş yapmıştır.

Gezegenlerin, özellikle Kollektif ve toplumsal gezegenlerin burç değiştirmeleri sürecinde, geçişlerini(transitlerini) yaptıkları bir önceki burca dönüş yapacakları geçiş zamanlarını bir filmin fragmanı olarak görebiliriz. Fragman bize filmin sadece içerikteki olasılıklarının seyrini merak ettirmek adına, heyecan verici versiyonunun hızlı seyrini gösterir. Kısacası filmi anlayabilmemiz için Gala gecesini beklemeli ve bizlere sunulacak karelerin gösterimine öyle hazır olmalıyız. İşte filmin galası söz konusu gezegenin ‘’ingress’’ haritasıdır. İngress, bizim dilimizde ‘’giriş’’ haritaları burç değiştiren gezegenin hangi sahneleri barındıracağının olasılıklarını sunar.  Söz konusu olasılıklar evrensel ve kollektif baz da aynı olsa da, ülkeler ve bireyler için etkileşim, yani filmi anlama, özümseme, hayata nakşetme kapasitesi algısal dokunuşlara göre değişir. Her bireyin nasıl ki kendi doğduğu esnada parmak izi gibi kendine has bir doğum haritası varsa, ülkelerinde kuruluş anına göre kendi doğuşlarına has özellikleri, kimliksel verileri vardır. Tabii bu ayrı bir ders konusudur, fazla uzatıp filmin içeriğini okumaktan sizi alıkoymayayım. 🙂

Şimdi sizlerle Uranüs Boğa burcu ingress(giriş) haritasının olası verilerini inceleyelim. Uranüs bir burçta takribi 7 yıl seyir yapar ve her yıl yine takriben 5 ay gibi bir süre retrograde olur. Uranüs’ün 1781 yılında William Herschell tarafından keşfedilmesi ile modern ve kollektif gezegenler dediğimiz, bir burçta uzun süre hareket eden gezegenler hayatımıza dahil olmuştur. Zamanın ruhunun işleyişine göre de, her varlığı bilinenin etkisi haliyle daha bir anlaşılmak üzere araştırılır. Kim bilir bizlere etki eden ama varlığından ya sezgisel haberdar olduğumuz veya hiç bilmediğimiz nelerden etki alıyoruz? Ancak öğrenince, şahit olunca verilere alışıyor, yavaş yavaş sindiriyor, onunla da yaşamayı bilerek yahut bilmeyerek öğreniyoruz.

Uranüs giriş haritasında Ankara’yı baz aldığımızda ASC(yükselen)’de İkizler burcunu 15°02’da görüyoruz. 7 yıllık yeni bir sürece girdiğimiz bu zaman zarfında haritanın en dikkat çeken verilerinden biri Balık burcu Yeniay’ı ve bir diğeri ise Merkür’ün yine Balık burcunda retrograde(geri hareket) ediyor olmasıdır. Aslında Yeniay, Türkiye saatleri ile 19:04 civarı gerçekleşti. Ancak Pars of Fortunea (Şans-Kader Noktası) Ufuk düzleminde, ASC ile 5° orb aralığıyla kavuşmaya başladıysa artık Ay için Yeniay etkilerini göstermeye başlamış diyebiliriz. Bu açıdan baktığımızda ayın evresi Balzamik etkileri taşıyan bir Yeniay gibi çalışacaktır. Diğer yandan Merkür henüz stationary (durağan) etkilerini sürdürüyor olsa da, aynı gün 21:19 civarı geri (retro) hareketine tam olarak başlamış olacaktır. Tıpkı Balzamik Ay etkileri taşıyan Ay’ın Yeniay gibi çalışması, durağan olan Merkür’ün de artık geri harekete başlamış etkiler sunmasıdır.

Uranüs’ün Boğa burcu ingress haritasında, Ankara’ya göre çıkarılan an haritasında İkizler burcu 15°02’ olarak yükseliyor demiştik. Yükselen yöneticisi Merkür’ü daha sonra inceleyeceğiz. Uranüs’ün Boğa burcuna geçmesi sebebiyle ilk etapta Venüs’ü analiz edelim. Venüs’ü an haritasında 05°31’ Kova burcunda seyir halinde görüyoruz. Venüs’ün Kova burcunda ve Uranüs’ün Boğa burcunda olması, modern astroloji açısından karşılıklı ağarlama (mutual reception) olarak da kabul edilir. Bu durumu iki ayrı şehrin yöneticisinin birbirleri ile diğerine yardımcı olmak adına yer değiştirmesi gibi düşünürseniz daha iyi anlayabilirsiniz. Boğa ve Kova burçları sabit burçlardır ve bu sabit etkili burçlar aynı zamanda birbirlerini kare bakış açısı ile görmektedirler. Her biri diğerinin şehrinde ki kurulu düzende yöneticilik yapacak olan bu iki gezegen, iyi niyetli ancak kendi prensipleri olan, prensipleri bakımından diğerinin yanlışını yumuşatmadan, emri vaki ile değiştirmeye çalışan enerjiler barındıracaklardır.

Venüs an haritasında 9. evde iken, Uranüs 11. evde yerleşmiş. Ülkemiz haritasında ise Venüs 8. evimizde, Uranüs ise yine 11. evimizde transit geçişini yapıyor. Mundane(Dünyasal) astroloji bağlamında incelediğimizde, dost ülkelerden alınan veya verilen maddi, parasal ve gıda yardımlarında, ticari anlaşmalarda, ihracatlarda sorunlar yaşanabileceğini, alınmamış veya gözden kaçmış tedbirlerin tekrar gözden geçirileceğini, birlikte buluşsal çalışmalar yapılabileceğini, kriminal ve tıbbi alış verişlerin olabileceğini söyleyebiliriz. Gümrük girişlerinde oluşabilecek durumlarda bu sürecin konularındandır. Yine ülkemizde yeni sosyal güvenliklerde eskiden faydalanılmış sistemlerin (Merkür retrosu ve Balzamik Ay verilerini de ele alarak) yenilenerek, tekrar devreye girebileceğini, bunlardan çeşitli kurumlarda da faydalanılacağını, eğitim sisteminin tekrar gözden geçirileceğini, yurt dışından bunun için destek alınabileceğini söylememiz mümkündür. Kadın ve çocukları korumak adına daha sağlam ve keskin kanunların getirilmesi, kadınların ve gençlerin ayaklanması, devrimsel girişimlerin cereyan etmesi yine bu sürecin verileri arasında görülmektedir. Taciz, tecavüz ve ölümlerin artık önünün alındığı bir süreç yaşanması umuduyla…

Uranüs Boğa burcunda en son 1935-1942’de transitini yapmış ve o dönemde maddi düzene olan güven sarsılmış, kıtlık korkusuna bağlı gıda sıkıntısı halkları zorlamış, 2. Dünya Savaşı patlak vermiştir. Halkları rahat yönetebilmek, yahut halkların yönetiminde el değiştirebilmek için gıdanın ve parasal-maddi sıkıntıların yine bu devrede de cereyan edeceği çok açıktır. Ancak bu durum sadece ülkemiz adına meydana gelmeyecek, yine de oyunun büyüğü ülkemiz üzerine kurulmaya çalışılacaktır.

Venüs haritada Kova burcunun 05°31’da olduğundan, ülkemizin kuruluş anındaki Güneş’imizi kare bakış açısı ile Uranüs’de Boğa burcundan karşıt açı ile görüyor. Venüs ayrıca ülke haritamız 04°18’da bulunan, annelik ve beslenme ile ilişkili olan Ceres asteroiti ile kavuşuyor.  Astrolojide T Kare açı kalıbı dediğimiz, açı kalıbının tepesini(apeks) Venüs ve Ceres tetikliyor. Bu durum maddi ve parasal konuları daha da zorlayıcı hale getirecektir. Batan bankalar, borçlar, faizler, gıdaların çürütülmesi, kadınlar üzerinden, annelik güdüleri kullanılarak oyunlar kurulması dikkat etmemiz gereken konular arasındadır. Bu süreçte yurt dışından yabancı hatunlarla ilgili durumların yaşanma olasılığı tekrar devrede olabilir.

İngress haritasının Mars’ı yine Boğa burcunda 13°23’da transitini yapıyor. Mars haritanın 12. evine yerleşmiş, ülkemiz haritasında ise 11 evden etki yollayıp (Pars of Fortunea) Kader-Şans Noktasını etkilemektedir. Haritada genel anlamda rahat açılar alan Mars’ın ülkemiz Şans Noktasına karşıt açı ile açılanması, normal seyirdeki etkileşimde harekete geçirici faktörlerin, ülke kaderi (gidilmesi gereken yol adına) gereği engellenme ve sınavlara tabii tutulacağını gösteriyor. Mars’ın aynı zamanda ülkemizin Kara Ay Lilith’i ile kavuşum yapıyor olması ise Türk erkeklerinin libidoları üzerinden sınanacaklarını, yabancı kültürden kadınlarla birlikteliklerin artacağını (Venüs 9. evde) öngörebiliriz. An haritasının 23°30’ Kova burcundaki Kara Ay Lilith’i ise yine Ankara an haritasının 20°59’ da ki MC’si ile kavuşuyor. Lilith’in bu kadar çok devrede olması, kiminize ilginç, kiminize komik gelse de hayatın arka planındaki ezoterik gerçeklikte var olan büyüsel durumları akla getiriyor. Tabii ki bu durum hem ülkenin sarsılması adına metafizik savaş taktiği olarak gerçekleşebileceği gibi, bireysel baz da bizleri de etkileyen bir durumdur. Diğer yandan ise bu süreçte balık burcu stelyumu da dahil, görünmeyen varlıkların görünmesi ile ilgili haberler artabilir. Büyücülükle ilgili olaylar yaşanabilir.

Mars, Lilith, Mc’nin dispozitörü(yönetici) Satürn Oğlak burcunda 18°11’da seyrini sürdürürken, 22°33’ Oğlak burcunda yerleşen Plüto ve25°46’da hareket eden GAD(Güney Ay Düğümü) ile ingress haritanın 8.evinde kavuşarak yukarıda yazmış olduğumuz majisyen verileri destekliyorlar. Klasik astrolojide büyü göstergelerine Satürn, 8. ev ve 12. ev etkileri ile bakılır. Günümüzde kollektiflerin klasik gezegenlere dahil olması ile büyü ve sihir etkileri Plüto ve Neptün arasında paylaşıldı, tabii Satürn babalar gibi görevine devam ediyor elbette… Söz konusu gezegenler arasında zorlu açılar mevcut değildir. Ancak Satürn-Plüto-GAD üçlüsü başlı başına ağır ve zor etkilere işaret etmektedir. Ülkemiz üzerinde sıkıntı oluşturmak adına yapılmış olan karanlık yaptırımlar, çok daha güçlendirilerek devreye konulmaya çalışılacaktır. Ancak ne var ki bu zorlu üçlü etkileşim, ülkemizin 7. Evine yerleşerek ve Balık stelyumuna-Neptün’e de 60’lık açı(sekstil) orbu yaparak çözümlenme sürecine girecektir.

İngress haritasının 15°28’daki Güneş’i ve 12° deki Ay’ı Balık burcunda, Balzamik Ay evresinde olsa da, Yeniay etkilerinin de devre de olduğu bir kavuşum etkisi sunmaktadırlar. Yine Balık burcunda 16°08’ da ki Neptün ile 16°16’da yerleşmiş olan asteroit Vesta, Balık burcunun anaretik derecesinde (29°37’) geri hareketine başlayacak olan Merkür’ün de eşlik ettiği bir stellium (yıldız kümelenmesi) açı kalıbını oluşturmaktadırlar. Balık burcunun sessizlikteki bangır bangır vurgulanışı ve ülkemiz haritasının MC (Başucu) noktasının tetiklenmesi Uranüs Boğa burcu girişinin bizler ve ülkemiz adına hatırı sayılır etkiler bırakacağının işaretidir.

Balık Burcunda Vesta’nın eşlik ettiği Neptünyen Yeniay’ın etkisinin de devrede olacağı ve ülkemizin 10. evinin güçlü verilerle tetiklendiği bu Uranüs girişi ilahi yönelimlerle, kadınlar arasında şifa veren kişilerin sayısının artacağını ifade edebileceğimiz gibi, birçok şifacı şarlatanın da gün yüzüne çıkıp ifşa olacağını söyleyebiliriz. Sevgili meslektaşlarım ve şifacılar işinizi daha sağlam, güvenilir çalışmalarla yapmalısınız, abartılı her durumun sonu mesleğimiz adına hayal kırıklığını bağrında taşımaktadır.

Bir diğer dikkat edilmesi gereken konu, evlilik kurumlarının sarsılması, kısırlıkların çoğalması, tüp bebek konularının daha çok gündeme gelmesidir. Kısacası, tüp bebek yönelimi için tıbbi alt yapı negatif yönelimde devrede olabilir. Diğer bir veri ise uyuşturucu etkisi olan bitkilerin kullanımının ve onaylanmasının artışları ve depresif, ruhsal bunalıma yönelik ilaçların satışlarında, hayatımıza girmesinde yoğun artışların olması söz konusudur.  Bu arada devlete yönelik kumpas, suikast girişimleri, skandallar gündemde yeni versiyonları ile yerini alabilir.

Dünya genelinde ve ülkemizde depremler her zaman risk teşkil etmiştir. Ancak bu süreçte suda volkanik patlamalarla devreye girebilecek önemli doğa olaylarını da ayrıca dikkate değer buluyorum. Yine ülkemiz haritasına göre suların yoğun olduğu bölgelerde (deniz ve göl birikimi, yoğun şelale akışı olan yerler) doğal gaz ve petrol kaynakları bulunabilir. Haritada Balık burcunun dispozitörü(yönetici gezegen) Jüpiter kendi yönetiminde 22°27’ ile Yay burcunda seyrini sürdürüyor. Yönettiği Balık burcunu kare(dik 90°) açı ile gören Jüpiter, tehlikeli durumlarda olası yıkımlarda büyüten, genişleyen etkilerini rahatlıkla akışa sunamaması artı bir durumdur. Ancak gerçekleşebilecek pozitif olaylarda da (Doğal gaz ve petrol rezervlerinin bulunması gibi) engellerle karşılaşacağının göstergesidir. An haritasında Jüpiter’in 7. evde olması, açık düşmanlıklarla ve diğer ülkeler kaynaklı iyi niyet gösterileri ile engellerin devrede olabileceğine atıfta bulunuyor.

Uranüs Boğa burcu giriş haritasında boğa burcunda 0°39’ da bulunan sabit yıldız Mirach’ın etkileri de devrede olacak. Mirach’ın genel karakteristiği iyi ve güzel etkiler verse da söz konusu Uranüs kavuşumu olunca, dengesiz ve çılgınca eğilimler, hayal kırıklıkları, saklanan menfaatler, tuhaf ve şiddetli ölümlerle, ev konularında sıkıntıları tetikleyebilmekte olduğu kaynaklarda geçmektedir. Ankara’ya göre çıkardığımız an haritasında 15°02’da İkizler burcu yükseliyordu. İkizler burcu yönetici gezegeni Merkür’ün henüz durağan etkide olup, retroyu bağrında taşıdığı bu süreçte, pusuda yatan bir takım el altından yürütülmeyi bekleyen girişimlerin olacağını, yazı, fikir ve söylentilerle ortalığın karıştırılmaya çalışılacağını, tabir-i caizse ‘’at izinin, it izine karışacağını’’ söylemek mümkündür. Neye inanıp, neye güvenileceği konusunda birçok akıl karı olmayacak durumların vuku bulabileceğini ön görebiliriz. Merkür aynı zamanda ‘’Scheat’’ sabit yıldızı ile de kavuşumda olacağı için, kazalara, düşmanlık oluşturacak söylemlere, sudan gelebilecek tehlikelere karşı dikkatli olmakta fayda vardır. Merkür Balık burcunda olduğundan klasik yöneticisi Jüpiter’i de incelersek, Jüpiter’in Rasalhague ile kavuşmakta olduğunu görürüz. Bernadette Brady bu sabit yıldızın Apollo’nun bazı yönlerini gösterdiğini ifade eder ve Apollo’nun oğlu şifacı Asklepios ile ilişkilendirir. . Bu sebepten göklerin şifacısı olarak tanımlanır. Bu verilerle yola çıkarsak bilim, mühendislik, elektronik, astroloji, kehanet okumaları ve psikanaliz gibi etkilerde devreye girecektir. Tabii Jüpiter ile kavuşum yapan Rasalhague dini eğilimler, mistik kehanetlerle de gündemde olabilir.

Tüm bu geri etkileşimli, Balzamik Ay’lı, sabit yıldızlı verilerle geçmişte yaşanmış ve ileriye taşınacak olan, hayatımızı yeniden gözden geçirmemiz adına uyaranlarda bulunan etkilerle yönümüzü iyi belirlemeli, ani kararlar almamalı, bir söylemeli, bin düşünmeliyiz.

Dünyasal açıdan haritaya baktığımızda yukarıda yazmış olduğumuz birçok veri Dünya adına da geçerli olabileceği gibi, özellikle Yemen ve Şam’ın tekrar gündeme gelmesi, yönetimlerin değişmesi, topraklarda dağılmalar olması, ölümlerin özellikle arttırılması beklenmedik olmayacaktır. Mısır Dünyaya sürpriz yapabilir. Dünyayı yönetenlerin Armageddon (3. Dünya Savaşı) istediğini birçoğumuz biliyoruz. Uranüs’ün 1935 yılındaki Boğa burcu giriş zamanında yaşanan 2. Dünya savaşının, 3. Dünya ve Kıyamet senaryolu versiyonunu yaşatmak isteyecekleri gerçeğini de göz ardı edemeyiz.

Uranüs 1935 Boğa burcu girişinde Ankara baz alınarak çıkardığım an haritasında Balık burcunun 15°si yükselirken MC’sinde 22° Yay burcu bulunuyor. Yani 2019 Boğa girişinde ki Balık stelyumunun derecesi ve Jüpiter’in Yay burcu derecesi bizim adımıza önem taşıyacak vurgular içermektedir. 1935 sürecinde Plüto ve GAD( Güney Ay Düğümü) Yengeç burcunda iken, 2019 süreci haritasında tam tersi aksta, yani Oğlak burcunda üstelik aynı burcu yöneten Satürn ile kavuşum yapıyor. Kısa ve öz diyebiliriz ki, 1935’li dönemlerin Uranüs ingress döneminde yaşananların bedeli, 2019’lu Uranüs Boğa süreci ile ödenecektir. Tüm verilerin toplamında her halükarda parasal bir devinim, önemli yaptırımlar, süreçte zorlanmalar,  toprak ve suyun önemi belirgin şekilde artacak, ancak zorlanılsa da kimisi için muhteşem değişimler olacaktır.

Kişisel haritalarımızda Uranüs Boğa burcu geçişi özellikle toprak elementi burçları (Boğa-Başak-Oğlak) ve sabit nitelikli burçlar (Boğa-Aslan-Akrep-Kova) burçlarında çok daha etkili olacaktır. Uranüs sağ eğilimli değişim gezegenidir. Kişisel haritalarımızda frekansımızın en yüksek titreşimleri verdiği alanlara işaret eder. Transit Uranüs ise doğum(natal) haritalarımızda hangi gezegen ve ışıklarımıza dokunursa o alanda frekanslarımız artacaktır. Bunu şöyle düşünün, nasıl ki telefonlarımız baz istasyonlarının çekim alanına girmeyen bölgelerde çekmiyor ve yüksek bir yere çıkınca çekmeye başlıyorsa ve frekans yakalanıyorsa, Uranüs’ün değdiği alanlarda da artık titreşimler yoğunlaşacak, enerji alanınız yüksek oktava çıkacak, haliyle de değişimler kaçınılmaz olacaktır.

İngress haritanın etkilerine göre ilişkilerin bir yandan tutunarak özgürleşme ihtiyacı ile sarsılacağını, bir yandan da sahiplenmek ile sahip çıkmanın karmaşasının yaşandığı, kendini kurban modülünde hissettiğin, doğru yanlış kavramının karıştığı, parayonalarla, manipülasyonlarla sınandığın, sınandığımız bir süreçten geçiyor olacağız. Bunlar negatif bakış açısıydı… Pozitif bakış açısı ile gerçek bir şifacı olabileceğimiz, yaralarımızın şifasını arayıp da karşılıklı şifalandırmayla bulduğumuz, güçlü donanımlarla, dönüşüp, değişerek, tekamül seviyemizde level atladığımız, ilişkilerde hem birlikteliğin ve hem de özgürlüğün yerini bulabildiğimiz, yardım ve empatinin hazzının doruklarına varabildiğimiz bir evreyi de yaşayabiliriz.

Söz konusu zaman diliminde sağlam farkındalıklarla, varlığımızda ki üst bilincimize yükselmenin sınanmalarına tabi tutulacağız. Maddi Dünyanın sağlam temellerine aldanmadan, görünenin ötesindekilerin de farkında olarak yol almak durumundayız. İnançlarımızın çözümlenme sürecinde, yaratılış gayesindeki gerçek bilince teslim olmak, değişime direnmemek, inatla tutunmaktan vaz geçmek gerekmektedir.

Bu sürecin asıl mesajı ben de varım, değerliyim, senden farklı olabilirim ama olduğum gibi kabullenirsen uyum içinde birlikte yaşayabilir, hayatına da destek olabilirim. Varlık bilincim yükseliyor, beni yokluk hanesine alırsan, aynı yokluk hanesinde deneyim sahanda bulunacağım. Farklılıklarımla kabul ettiğin varlığım senin de zenginliğin olacak. Kimi zaman çılgınca seni sarsacağım süreçlerle kendimde sarsılacak olsam da, ayrı ayrı varlıklarımız bir olup yüksek benliğin bilincine varacaktır. Ve bunu her duyumuzla sonsuzluk deryasında hal edeceğiz. Varlık bilincimizin yükselmesi, tüm kollektifin farkındalığını arttıracak, manen ve madden zengin kazanımlar sağlayacağız. Unutma ki her birimiz farklılıklarımızla nevi şahsına münhasır, yaratanın nakşettiği özel enerjilerle, hiçlikten varlığa yolculuktayız. Bu yolculukta bireyliğimizin farkında olarak bir olmayı başarabilirsek, üst bilince yükselip, yaratılış gayemize varacağız.

Öngörüler tahmini verilerin beşeri olarak yazıya aktarımıdır, elbette ki asıl olanı yalnız ve yalnız Allah bilir. Yaratılış gayemizin, hiçliği kavrayıp, varlık bilincine ulaştığımız bir yolculuk duasıyla, saadetle, sevgiyle, saygıyla, hoş kalınız… Allah’a en güzele emanetiz…

YONCA BAZ (#ASTROYONCA)

Whatsapp ve Telefon İletişim: 0532 159 86 23

Email: astroyonca@gmail.com

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir