19 NİSAN 2019 TERAZİ/KOÇ AKSINDA DOLUNAY

HER BİTİŞ YENİ BİR BAŞLANGICIN İLAHİ SENFONİSİDİR!!!

Merhaba arkadaşlar, Berat Kandili eşliğinde 19/04/2019 Terazi/Koç aksında Türkiye saatlerine göre 14:12’de gerçekleşecek olan anaretik derece Dolunayı, daha önceki yazımda da kısaca değindiğim gibi 0 derece Dolunay ve 15 derece Yeni ay serilerini bitiren, kırılma etkisi oluşturan bir Dolunay olacaktır. Etkiyi 4-5 gün öncesinden hissetmeye başlayanlar şaşırmamalıdır, çünkü tipik bir Dolunay enerjisi söz konusu değildir. Bu Dolunay aynı burçta yaşanan ikinci Dolunay olması ve iki göksel serinin tamamlayıcısı göreviyle de hayatımızda seyrini gösterecektir.

Ülkemiz saatine ve Ankara’ya göre çıkarılan an haritasında 26°43’ da Aslan burcu yükseliyor. Terazi/Koç aksında gerçekleşen Dolunayın Güneş’i Koç burcu 29°6’ da ve yöneticisi Mars 12°39’ ikizler burcunda geçiş yapmaktadırlar. Yine Dolunayın Ay’ı Terazi burcu 29°06’ da olup, yöneticisi (dispozitör) Venüs ise 28°32’ Balık burcu seyrini tamamlamak üzere yoluna devam etmektedir. Türkiye’nin natal (doğum) haritasında ki Ay’ı ile Juno asteroidi İkizler burcu 29°24’da kavuşumda görülüyor. Venüs Balık burcundan hem Türkiye natal Ay’ına hem de transit Juno’ya kare açı etkisiyle zorlanmaktadır. Tüm bu veriler eşliğinde Dolunayın dispozitörü olan Venüs’ün, yönetici planeti Jüpiter’in de Dolunay’da son düzenleyici olarak görevli olduğunu vurgulamamız yerinde olacaktır. Jüpiter’e baktığımızda yine kendi yöneticiliğinde olan Yay burcunda 24°13’da retograde (geri hareket) olduğunu görüyoruz. Dolunayın Koç aksı dispozitörü olan Mars’ı ise Merkür yönetiyor. Merkür yine Mars yönetiminde olan Koç burcunun 02°47’ sında geçişine devam ediyor. Bu durumda Mars ve Merkür karşılıklı ağarlama (mutual reception) yaşayan bu iki gezegen, yani birbirlerinin yönettiği burçlarda ikamet ettiklerinden ve elementsel ters etkileri bulundukları burçlara yöneltmediklerinden, hızlı ve dinamik, bir yandan durdurulamaz yönde işleyişte olduklarını söylemek mümkündür.

An haritasının diğer yerleşimlerinde Satürn’e baktığımızda, yine kendi yönettiği Oğlak burcunda 20°25’ da görüyoruz. Satürn 21°21’ da yerleşmiş olan KAD (Kuzey Ay Düğümü) ile 23°08’ Oğlak burcunda seyrine devam eden Plüto’yu yönetimine alarak, haritanın Dolunay etkisinden bağımsız bir feodal güç olarak devam etmek kararındadır. Bir yandan da Dolunayın Koç aksı yöneticisi Mars’da (Mars oğlak burcunda yücelir) Satürn’ün Dolunay’dan kopuk olmamasında destek kuvvet olarak görülüyor. Uranüs Boğa burcunda 02°19’ da yerleşmiş olduğundan, Koç aksındaki Güneş’in son derece de olması sebebiyle, Dolunayda güç elde etmektedir. Yani Hem Güneş’le kavuşan, hem de Terazi burcundaki Ay’a karşıt açı yapmaktadır. Dolunayın yöneticiliğini paylaşan ve Satürn’e akış sağlayan Mars’ın, 17°41’ da yerleşmiş olan Neptün’e kare açıya gidiyor olması da dikkat edilmesi gereken önemli verilerdendir.

Genelde Mundane(Dünyasal) analiz yapmayı tercih etsem de, bu Dolunayın özellikle insan (sen/ben) için çalıştığını göz ardı edemediğimden, farkındalık adına daha bireysel hayat yönelimli bir analiz yapacağım.  Ancak analiz elbette ki Dünyasal etkisini içinde barındıracaktır. Dolunayın verilerilerini anlayabilmeniz için betimlemelerle anlatmayı tercih edeceğim.

Anaretik derecenin etkisi nedir önce onu anlayalım. İki zodyak segmenti, burcu arasındaki zirvede olmak, hayati ve kararsızlaştırıcı bir etkidir. Bu tür bir zirve üzerindeki belirteç, iki deneyim alanı arasında titizlikle doludur (ince eler sık dokur) ve hangi yöne gideceğine dair bir seçim yapmalıdır. Terazi burcunun anaretik derecesi olan 29°’den sonra Akrep burcu gelir. Koç burcundan sonra da Boğa burcu gelir. Durum şudur; kişi veya oluşum sıkışmış mı hissedecek, yoksa bulunduğu etkide ki (Terazi/Koç)  zenginliği, donanımı, sonuna kadar hatmettiği benlik ve bizlik kavramını, sen ve sizle birleştirip ilişkilerinde dengeyi, derin ve sağlam (Akrep/Koç) alanlara mı taşıyacak. Benliğinde var olan güçle sağlam, değerinin farkında (Koç-Boğa) bir tamamlanmaya, diğer kişiyi de(ilişkilerinde var olan eş, ortak, arkadaş v.s.) alarak yola devam mı edecek, yoksa bitirip yeni bir sürece mi başlayacak? Söz konusu durum her ne olursa olsun, ister var olan durum, ister yeni başlangıç kişi ve olayın dönüşümünü (Akrep) şart koşmaktadır. Yola devam etmek ancak bu kabullenişle mümkündür. Yani her şekilde bir bitiş ve başlangıç Dolunayın elzemi olacaktır. Ve asıl konu şudur ki; kendini fark etmek, diğerinin de kendine has bir tekamülü ve yolu olduğunu bilmek, sancılı da olsa değişime açık olmak durumundadır.

Anaretik derecenin frekanslarını yükselten, ilahi ve kollektif baz da çalışan Uranüs her ne kadar Dünyevi Boğa burcunda olsa da, bu Dünya da frekanslarını, doğru yolda titreştirmeye razı olmayanları ciddi şekilde sarsmakla görevlidir. Değişim ve dönüşüm her şekilde kaçınılmaz olacaktır. Senin (Terazi) değerini bilmeyen, benlikle (Koç)  kurban olmaya mahkumdur (Mars Neptün’e kareye gidiyor).  İlişkilere kendi bireysel varlığını kurban (Venüs Balık burcunda ve Juno’ya kare) eden ve buna süslü, acıtasyonlar yükleyerek kılıf bulanlar ise kendileri ile yüzleşmek durumunda kalacaklardır. Kendini bilmek, ilişkiye bilinçli bakmak, varlık şuurunda kendini bilmenin, diğerinin yolundan geçtiğini anlaması gerekmektedir. Ne kendine HAKsızlık etmek hakkına sahipsin, ne de diğerinin HAKkını gasp edebilirsin. Bilmeliyiz ki Mutlak kudret sahibi, her şeye Kadir olan Allah (C.C.) bizi birbirimizle var etti. Ve yine bilmeliyiz ki HAKK olan yüce Rabbimiz diğerinin ve kendi bireysel hakkımıza olan adalet (Terazi) ile bizleri sınıyor. İlişkiyi nasıl yürüteceğini ve neden bitireceğini bilmek, öğrenmek ve bilip öğrendiğinin ötesine gitmek, sınırlarını aşmak için mücadele vermek Mars-Neptün karesinden beklenendir. Aynı şekilde Venüs Balık ve Juno etkileşimi de etkileşimi de bizden bu mücadeleyi naif bir şekilde işletmek için görevlidir. Kimileri aldatıldığını düşünebilir, aldatan kendini aldatır, ne kendini ne de diğerini aldatma!!! Asıl mesaj budur. Bil ki aldatan kişi, kurban olandır… nefsinin kurbanıdır!

Haritanın verilerine ve yöneticiliklerine baktığımızda sırasıyla;

1) ASC Aslan burcunun dispozitörü (yönetici) Güneş (Dolunayın bir ayağı), Güneş’in dispozitörü Mars, Mars’ın dispozitörü, Merkür ve Merkür’le Mars karşılıklı ağarlama (mutual reception) yapmaktalar.

2) GAD (Güney Ay Düğümü) Yengeç burcunda ve yöneticisi Ay’ı (Dolunayın diğer ayağı) ve Boğa burcunda ki kollektif etkili Uranüs’ü, Venüs dispozite ediyor. Venüs  ve kollektif diğer gezegenimiz olan Balık burcundaki Neptün’ü de retro harekette ve toplumsal etkisi olan Jüpiter yönetiyor.

3) Yukarıda da belirttiğim gibi üçüncü kollektif gezegenimiz olan Plüto ve ruhun gitmesi gereken yolda çözülmesi gereken düğüm olan KAD (Kuzey Ay Düğümü) Satürn dispozitörlüğündeydi. Haritanın tek bir düzenleyicisi yok.

Mars ve Merkür birinci yöneticilikte söz sahibi, Jüpiter ikinci yöneticilikte, Satürn ise üçüncü ve başına buyruk bir yöneticilik yapıyor. Harita da üç kafadan dört ses işitir gibiyiz. Bir yanımız kalk gerekeni hemen yap, cesur ol, dur dur nereye kadar, inceldiği yerden kopsun (Merkür-Mars) diyor. Diğer yanımız içine dön önce bir olup biteni anla, sen neler yaptın, o neler yaptı ve aslında ne yapmalıydık masaya oturt, adil bir yargıç gibi davran, İlahi sistem ne istiyor algıla (Jüpiter) istiyor. Bir diğer ses ise, gerçekçi ol, görünenin ötesine geç (Satürn-Neptün 60’lık açısı), dönüşüm acı olsa da yıkılması gereken yıkılacak, tamiri mümkün olan zor da olsa tamir edilip güçlenerek hayata devam edeceksin dememiz için görevlidir. Tüm bu sesler farkındalıkla dinlenmeli, gerçekçi ve dönüşüme açık, güçlü adımlar atılmalı, içsel yargı benlikten öte ilahi teslimiyetle de uygulanmalı, alınan kararda da cesaretle harekete geçilmelidir.

Daha betimleyici ve farklı bir yorum daha yapalım. Bu yorum/analizi hem ülkemiz, hem Dünya hem de bireysel hayatınız adına gereken yerlere siz oturtacaksınız! Ancak karakterleri oturturken mağdur veya güç potansiyeline değil, elde edilecek faydaya, çıkarılacak derse bakmak gerekmektedir. Yorumlarda gezegenlere cinsiyet veya taraf adletmeyeceğim, bireysel baz da aldığınızda haritanızdaki etkileşimleri düşünerek, kombinasyonları yerleştirmeli ve ona göre almanız gerekeni almalısınız. Burada mağdur, kurban veya haklı, haksız arayışında, çıkarımında bulunulmamalıdır, dediğimiz gibi önemli olan çıkarımın hem kendimize, hem diğerine faydasının olmasıdır.

Haritaya devletin, oluşumun, hayatımızın kendisi olarak bakacağız… Satürn’ü bir oluşum içinde kendi gücünü yıllar süren emek, çaba ve stratejilerle elde etmiş, gerektiğinde acıyla bedelini ödemiş, hatta her yolu mübah görmüş  ve sonucunda söz konusu oluşumda kendine ait yönetimini kurmuş, aynı zaman da söz konusu yönetime de güçlü bir yönetici yerleştirmiş devlet içinde devlet gibi (hayatınızda da uzun yıllardır var olan bir büyük) görebiliriz. Mars, Satürn tarafından takdir edilen, gerektiğinde kendi devletinde imtiyazlarla ağırladığı, eline güçler verdiği değerli, kan bağı olan hatta torunu diyebileceğimiz bir veliaht prens olarak betimlenebilir (bireysel hayatınızda ilişkide olduğunuz partnerdir). Çünkü Mars Oğlak burcunda yücelen bir gezegendir ve Satürn’ün güç kazandığı bir devlette hem kan bağı hem de konumu ve kazandığı yönetimle de ekstra güç mahiyetindedir. Tabii Dolunayın Güneş ayağı olan Koç burcunun da yöneticisi Mars’tır. Güneş devletin, yani haritanın doğum anı derecesi olan yükseleni de yönetiyor. Hatta bulunduğu Koç burcunda yücelim yöneticiliği de yapıyor. Böyle güçlü bir yönetici de Mars tarafından dispozite edilmektedir. Ayrıca Mars’ın KAD’ın (Kuzey Ay Düğümü) yücelim yöneticiliği yaptığı İkizler burcunda olduğunu unutmayalım. Yani Mars ve KAD aynı zamanda birbirlerinin bulundukları burçlar da yücelim yöneticiliğini paylaşmaktadırlar. Ancak aynı zamanda söz konusu devlet yönetiminde ipleri elinde tutmaya çalışan, hatta o ipin ucunu Satürn’e veren, hem tehdit unsuru, hem bir nevi ajan, hem de yöneticilikten el çektirilemeyen bir kuvvettir. Bu kuvvet aynı zamanda devlet içinde kendi emrine hizmet eden, kendisinin de gerektiğince fayda ve şerefle ihya ettiği Merkür’ü yanına almıştır, yani tek bir koldan da çalışmamaktadır. Kısacası Mars ve Satürn bu tablodan baktığımızda ipleri ele geçiren ve güç kazanan taraf gibi görünmektedirler.

Jüpiter geri harekete geçmiş, neler yaptığını yani ne gibi hatalar yaptığını anlamaya çalışmak durumunda olan asıl yöneticidir. Neden asıl yönetici Jüpiter’dir? Haritanın MC derecesi (yani devletin yönetimini gösteren 10. ev Boğa burcunda ve Venüs yönetimindedir. Diğer yandan Dolunayın en önemli ayağı olan Ay, geçmiş yöneticilikle ilişkili olan GAD’ı (Güney Ay Düğümü) yönetiyor. GAD’ı yöneten Ay ise yücelmiş olduğu Balık burcunda transit yapan Venüs tarafından yönetilmektedir. Ve Venüs Juno asteroidi ile karedir. Juno’ya baktığımızda İkizler burcunda ve Merkür tarafından yönetilmektedir. Yani Juno’nun yönetimi de Mars’a dayanmaktadır. ( Juno’yu ilişkilerinizde güvendiğiniz, her sırrınızı anlattığınız kişi olarak da görebilirsiniz) Juno (Hera) mitolojisinde Jüpiter’in (Zeus) karısıdır. Devlet yönetiminde söz sahibidir. Diğer yandan Juno’yu devletin, babanın, iş yerinin hesaplarını tutan, hesapları yöneten kişi olarak da görebilirsiniz. Venüs ile karesini incelediğimde, Juno’nun İkizler burcunda oldukça hızla, Venüs’ün yakalayamayacağı bir hızda hareket ettiğini, önceki günlere giderek gördüm. Ancak İkizler burcundan çıkmadan önce Venüs Juno’yu son anda yakalayıp, ekzagt karesini yaparak Koç burcuna geçiş yapacağını söylemem gerekiyor. Yani eni sonu, kim ne sır sızdırıyorsa ortaya çıkacaktır… Juno’nun açılarına baktığımızda Ay’a üçgen, Venüs’e kare, Güneş’e 60’lık açı da görüyoruz. Bu demektir ki Ay’a iyi görünen yüze Venüs güvenmemek de ve bir şekilde Ay yöneticisi olduğu Ay’ı kollamak mücadelesindedir. Güneş ise zaten Mars yönetiminde olup, Merkür yönetiminde olan Juno’ya da dolaylı olarak hükmetmektedir.

Venüs Mc’yi, Uranüs’ü, Ay’ı ve dolayısıyla Gad’ı yöneten gezegen, aynı zamanda Balık burcunda kollektif yöneticilik yapan Neptün’le de yücelerek yöneticilik paylaşıyor. İki kollektif, iki kişisel ve bir de Gad’ı yöneten gezegense retro Jüpiter’dir. Bu Jüpiter kendi yönettiği, aslında oldukça güçlü olduğu bir burçta bulunuyor, lakin içe çekilmiş, masaya kendini yatırmış ve neler yaptığını anlamaya, puslu Dünyasından, fazla yayılmış, fazla iyimser ve fazlaca büyüttüğü durumlarla yüzleşme yaşamaktadır. Aynı zamanda güç kaybetmiş, bir nevi şişirmiş olduğu balonun zannettiği gibi olmadığını anlamıştır. Bir veriye daha değinelim. GAD yay burcunun yücelim yöneticisidir ve Jüpiter Yengeç burcunda yücelir. Yani GAD ve Jüpiter arasında yücelimsel yöneticilik vardır. Jüpiter geçmişten güç almakta, geçmiş değerlerini çağın modernizasyonuyla bütünleştirip, zengin bir şekilde, inandığı İlahi sisteme de uyarak tekrardan yaşama almak niyetinde ve icraatindedir. Ancak bir yerden sonra fazla danışarak (Yay ve Terazi burcu danışmanlıkla da ilişkilidir) abarttığı, flulaştırdığı vizyonunu göremez hale gelmiştir. Jüpiter’in açılarına baktığımızda Güneş’i üçgen, Ay’ı 60’lık açıyla, Juno’yu karşıt açıyla, Venüs’ü ve Neptün’ü kare açıyla görmüş, Mars’ı ise karşıt açı ile görecektir. Bu durum Venüs ve Neptün’ün tüm çabalarına rağmen onları görmekten uzak olduğuna, Güneş’e itimat ettiğine, Ay’ı sevdiği için arada dinlediğine, Juno ile çatışsa da sistemini gösterdiğine işaret etmektedir. Güneş ve Juno’nun diğer güç tarafından yönetildiğini ancak Venüs Koç burcuna geçince fark edecektir. Neptün’le karesi, kendisini kandırmasına, teslimiyetle, iyi niyetle yaptığını zannettiklerinde nefsiyle de hareket ettiğini anlamasına (Son açılanması ile bunu anlayacaktır),  gergin, abartarak, yaydan fırlamış ok gibi tavırları ve güvenmemesi gereken kişilere güvenmesi sebebiyle de güç kaybettiğini anlaması gereken bir süreçtedir.

Bir yandan da, var olan sistemi yönetmiş olduğu oluşumla uyumlama (Terazi) çabasında olup, aslında sistemi kendi yönetimi lehine kullanabileceği yanılgısı ile kendini kandırmış, gerçekte bu güçlü oluşumun, kendi yönetiminde olduğu oluşumu reddettiğini, kabul etmeyeceğini anlamamış, iyi niyetle vermiş olduğu açıklarla güç kaybetmiş demek de mümkündür. Bu geri hareket kişi için, oluşum ve/veya devlet yönetimi için gerekli ve elzemdi. İlahi hikmetin kendine gel tokadı ve yaptığın HAKsızlıklara dikkat et tokadı muhakkak ki gerektiği zaman ve yerde gelmiştir. Önemli olan atılan tokadın sebebinin farkına varıp aynı hataları tekrar etmemek, HAKK olana hakkıyla teslim olup, nefsi devreye koymadan HAKK için yola devam etmektir…

Jüpiter Neptün’le yani sınırsız kaynakla bağlantısında mücadeleye devam etmeli, abartılı hayallerden uzak durmalı, gerçekçi adımlar atmalıdır. Satürn’e baktığımızda ise Neptün ile çok daha rahat akan, abartıdan uzak bir kaynak bağlantısı görüyoruz. Aslında Dünyevi gözle baktığımızda demek ki bu doğru diyebiliriz, ancak teslimiyet de sınır yoktur, prensipte anlaşılmaz, SEN (YARATAN) benim istediğimi yaparsan, ben de senin istediğini yaparım gibi hadsizce bir tutum sergilenemez (bir yandan da İblis’i bir anlaşmayla sistemi ele geçirmek tehlikesi vardır, Adem-Şeytan meselesi ve Şeytan’ın mühlet isteyip Allah ile anlaşması, Rabbimizin de bir hikmet dolayısıyla buna müsaade etmesi).  Sistemin sahibini bilmek şarttır, her evrenin de bir sebebi vardır.

Tüm veriler ışığında yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz. Gerek kendi hayatımızda gerek oluşum ve devlet sisteminde kuralları bilmek, disiplinli olmak, diplomasiyi gözetmek, sevgi ve merhamette dengeli olmak, gerektiğinde cesurca adımlar atmak, arkanı her daim kollamak, olmayan da hikmet aramak ve elinden geleni yapıp teslimiyette kalmak, evre ve süreçlerin bir hikmete bağlı olduğunu bilmek gereklidir. Her halde ve durumda bilmeliyiz ki bize Rabbimiz gerek kendi OLdurmalarımızla ve gerekse sınavlar eşliğinde, gerek mutlak, gerek muallak olan kader ile her ne yaşatıyor ve yaşıyorsak sebepler dairesinde hikmeti bilip teslim olmalı, tekamülümüze yönelmeliyiz. Beşer olan, İNSAN Olmak zorundadır, yoldayız, gidiyoruz, yanlışı da doğruyu da yaşayıp, Hak olana yürümek kararında ve hedefinde olduktan sonra, ben ve sen kavgasının, ilişkilerde ısrarla değeri kendi kalesinde tutma çabasının boş olduğunu görebiliriz.

Dolunay açık bir beyanla diyor ki, İNSAN OL, anla, sevgi de cömert ve Hak’da adil ol, vermen gereken yerde ver, durman gereken yerde dur. İlahlık taslama, İlaha teslim ol. Abartma, kurban olma, kurban etme. İlahi sistem her daim devrede ve kaynak tektir, Şeytani tıyneti kullanıp, güce ulaşacağını zannetme. Gücün Kadr-i Mutlak olanı yegane HAKK’tır. HAKK’ta kal, o vakit her düzen seyriyle dengeye kavuşur. Derinleş, sağlamlaş, dönüşmen gerekeni gör, değiştirmen gerekeni değiştir, nefse değil ruha hizmet et, ne zulmeden ol, ne de zulme uğrayan ol, İNSAN OL!

Terazi Dolunayına yakışır ve haritanın da verdiği etki ile Son bir bakış açısı; hayatımız bizlerin sanat şaheseridir, bizler ne kadar muazzam eserler olduğumuzu ancak ve ancak işlenmeye müsaade ederek anlayabiliriz. İşlenme safhasında birçok evreden geçer, ham halden çıkıp, muhteşem bir eser olana kadar acılı ve zor da olsa dönüşerek, değişerek göz kamaştırıcı ilahi bir senfoni gibi frekanslarda titreşmeye başlarız. Bu Dolunay bize usulca sesleniyor az kaldı, kabullen evre tamamlanmak üzere, haritasına etki edenlere aslında bu bir müjdedir. İLAHİ SENFONİYE (harita) kulak ver, duy sana hangi melodilerle sesleniyor ve duyarak cevherine ulaş, sen muhteşem bir varlıksın, yaratılışına şükret, dönüşüme, değişime izin ver, bitmesi gereken senfoniyi bitir, düzelmesi gereken senfoniyi düzenle, sanatının özü neyse oraya odaklan, sen onunla İlahi senfonini tamamlayacak ve Rabbine onunla gideceksin!!!

Bu gece Berat Kandili, öncelikle, beraatini sağ eline alanlardan olmanız duası ile nur, huzur, bereket, sağlık, sevgi her daim sizlerle, bizlerle olsun. Rabbim birliğimize halel gelmesine müsaade etmesin AMİNNN… Bu muhteşem gün (Cuma) ve geceye (Berat) eşlik eden Dolunay tesadüfi olarak bu geceye denk düşmedi… Rabbim muhteşem varlığını hissetmemek mümkün değil, tevaffıkların en muhteşemlerinden birini yaşadığımız bu gün Venüs yönetiminde ve Dolunay saati de Venüs yönetiminde, kısacası, Venüs her haliyle bu Dolunayda güç kazanan taraf olacaktır ve kalbine hüzün gelenler emin olun ki selamet kapıdadır, Hüzünle İblis’i olanı besleyip mutlu etmeyiniz. Hayatınızda ve diğerinin hayatında adil ve sevgi de cömert olunuz, derin ve sağlam bir dönüşüme kucak açınız… Selametle, hoş kalınız…

YONCA BAZ (#ASTROYONCA)

Whatsapp ve Telefon İletişim: 0532 159 86 23

Email: astroyonca@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir